Bu site Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu öğretmenleri tarafından okuldaki öğrencilerin istedikleri ve ilgi duydukları alanlarla ilgili yazılar yazıp paylaşabilmeleri için kurulmuştur.
Akşam saat 23.37 idi. Nesrin her zamanki gibi kahvesini ve kitabını alıp, balkona çıkıp kitabını okurdu. Nesrin’e kitap okumak çok iyi geliyordu. Yalnızlığı ve sessizliği çok seven, çok meraklı bir kişiliğe sahipti. Bu yüzden kitaplara aşıktı. Evet evet, kitaplara aşıktı! Bir oda dolusu kitapları vardı. Tüm servetini nerdeyse kitaplara yatırıyordu. Nesrin yine bir kitabın sonuna gelmişti. İçeri gidip yeni bir kitap alıp, yerine geçip, okumaya devam etmişti. Her okuduğu kitabı çok seviyordu fakat bu sanki bir başkaydı. Bu kitap adeta bir aynaydı. —Bu kitap resmen beni anlatıyor, çok akıcı bir kitap. İnternetle fazla uğraşmazdı, her bilgiyi kitaplardan alırdı. Kelime dağarcığını, konuşma kabiliyetini, edindiği her şeyi kitaplara borçluydu. Üslubu da tıpkı konuşması gibi çok güzel, akıcıydı. Bundan dolayı her kitabın sonunda edindiklerini düşünür, duygulanır; kitabının hakkını vererek minnettarlığını ifade ederdi. Bir çoğu onu sosyalleşmeyen, kitaplara kendi...
UMUT Güneş doğmadan neler doğar? Bitsin bu umutsuzluklar Kalmasın kaygılar. Karanlıkta olsan bile Yeniden doğmalı umutlar Umutlar, umutlar... Her aydınlık çıkar umuda Bitmeli bu karanlıklar Her zaman doğmalı umutlar Umutlar, umutlar... Hazırlayan: Rüya Nil İŞTEN.
İstanbul’un Beş Genci : Kız Kulesi Efsanesi İstanbul her zamanki gibiydi. Gökyüzünde özgürce uçan kuşları, sokakları nda gezen sokak hayvanları, her biri ayrı telaş içerisinde olan insanları ve daha nicesi. İstanbul başlı başına tarihi eserleri, insanları, hayvanları ile bütün bir şehirdi. Yoldan geçen bir insanı durdursanız hepsinin ayrı ayrı hikayeleri olduğunu fark ederdiniz . B irçok farklı hayatı , yaşamı içinde barındırırdı İstanbul. İstanbul’un güneşli, sıcak ve denizden gelen ılık esintiyle buluşan güzel havası eşliğinde sokaklarda yürüyordu beş genç. Hepsinin gözleri geziniyordu yüksek binalarda, uçan kuşlarda. Hepsi bin bir düşünce barındırıyordu içinde. İlk defa ayak basmışlardı bu şehre. Neler hissettikleri ile ilgili çok karışık düşünceleri vardı. Küçük bir bölgeden bu kadar büyük bir şehre gelmek her insanı biraz büyülerdi. Hepsi ellerinde defterleri ve ka...
Emeğine sağlık 🙏🏻😊
YanıtlaSil